Haber Bandı Dünya Ali Hamaney'in hayatı ve siyasi mirası
Ali Hamaney'in hayatı ve siyasi mirası

Ali Hamaney, 37 yılı aşkın süre boyunca İran İslam Cumhuriyeti’nin en güçlü ve en belirleyici figürü olarak siyaset sahnesinde yer aldı.

01 Mart 2026 - 10:45

Ali Hamaney'in hayatı ve siyasi mirası

İRAN’IN MUTLAK GÜCÜNÜN SİMGESİ ALİ HAMANEY’İN HAYATI VE SİYASİ MİRASI

ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik saldırılarda hayatını kaybettiğini duyurduğu İran’ın dini lideri Ali Hamaney, 37 yılı aşkın süre boyunca İran İslam Cumhuriyeti’nin en güçlü ve en belirleyici figürü olarak siyaset sahnesinde yer aldı. İran ile ABD arasında nükleer müzakerelerin sonuçsuz kalmasının ardından İsrail’in başlattığı askeri operasyonlar zinciri, bölgedeki gerilimi hızla tırmandırdı. Bu gelişmeler sonrasında İran’ın kritik noktaları hedef alınırken, Trump’ın açıklamasının ardından İran makamları da Hamaney dahil birçok üst düzey ismin hayatını kaybettiğini doğruladı.

ÇOCUKLUKTAN DİNİ OTORİTEYE UZANAN YOL

Tam adı Seyyid Ali Hüseyni Hamaney olan İran lideri 19 Nisan 1939’da Meşhed’de dünyaya geldi. Sekiz çocuklu dindar ve mütevazı bir ailenin ikinci çocuğu olarak yetişen Hamaney’in ailesinin kökeni Doğu Azerbaycan eyaletindeki Hamane kasabasına dayanıyordu. Küçük yaşta Kur’an eğitimi aldı ve dini öğrenimine erken başladı. Gençlik yıllarında Meşhed ve Kum’daki medreselerde eğitim gördü. İslam hukuku ve Şii teolojisi alanında ilerleyerek üst düzey dini otorite konumuna ulaşan Hamaney’in dini kimliği, aynı zamanda siyasi mücadeleyle iç içe şekillendi.

ŞAH REJİMİNE KARŞI MÜCADELE VE HAPİS YILLARI

1960’lı yıllardan itibaren İran’ı yöneten Muhammed Rıza Pehlevi’nin Batı yanlısı monarşisine karşı muhalefet hareketlerine katıldı. 1963’te başlayan protesto dalgasında aktif rol üstlenen isimlerden biri oldu. Bu dönemde yaptığı konuşmalar ve vaazlar nedeniyle rejimin hedefi haline geldi. 1963 ile 1977 yılları arasında altı kez tutuklandı, işkence gördü ve sürgüne gönderildi. Hitabet gücü ve ideolojik söylemleri sayesinde Şah karşıtı çevrelerde hızla tanındı. 1979’daki İran İslam Devrimi sonrasında devrimin lideri Ruhullah Humeyni’nin yakın çevresinde yer aldı ve Devrim Konseyi üyeliğine getirildi.

SUİKAST GİRİŞİMİ SONRASI SEMBOLİK GÜÇ

27 Haziran 1981’de Tahran’daki bir camide konuşma yaptığı sırada düzenlenen bombalı saldırıda ağır yaralandı. Saldırıdan sağ kurtulsa da sağ kolu felç kaldı. Bu olay sonrası rejim içinde sembolik bir figüre dönüştü ve destekçileri tarafından “yaşayan şehit” olarak anılmaya başlandı. Saldırı, Hamaney’in siyasi gücünü zayıflatmak yerine daha da pekiştirdi ve rejim içinde sadakat sembolüne dönüşmesine yol açtı.

CUMHURBAŞKANLIĞINDAN EN ÜST MAKAMA

1981’de İran’ın üçüncü cumhurbaşkanı seçilen Hamaney, 1989 yılına kadar bu görevde kaldı. Cumhurbaşkanlığı döneminde İran-Irak Savaşı’nın son safhasında devlet yönetiminin merkezinde yer aldı ve savaş sonrası yeniden yapılanma sürecinde etkin rol üstlendi. 1989’da Humeyni’nin ölümünün ardından Uzmanlar Meclisi tarafından İran’ın ikinci Dini Lideri seçildi. Bu makam, anayasa gereği silahlı kuvvetlerin başkomutanlığı, yargı erkini atama yetkisi ve devlet televizyonu başta olmak üzere birçok kritik kurum üzerinde nihai söz sahibi olmayı içeriyordu. Cumhurbaşkanları ve parlamentolar değişse de sistemin en üst karar mercii olarak Hamaney kaldı.

DIŞ POLİTİKADA KESKİN ÇİZGİ

Hamaney’in dış politika yaklaşımı özellikle ABD ve İsrail karşıtlığı üzerine kurulu oldu. Washington yönetimini sık sık “Büyük Şeytan” olarak nitelendirdi ve ABD ile kapsamlı normalleşmeye mesafeli bir tutum sergiledi. Onun döneminde Rusya ve Çin ile stratejik ilişkiler güçlendi. Bölgesel düzeyde Hizbullah, Hamas ve Husiler gibi aktörlere verilen destekle İran’ın Orta Doğu’daki nüfuzu genişledi. Bu stratejik yaklaşım Batı’da “Şii Hilali” olarak adlandırılan jeopolitik etkinin temel unsurlarından biri olarak görüldü. Hamaney’in adı Almanya’daki Mykonos davası gibi uluslararası krizlerde de geçti. Buna karşın İran içinde rejimin devamlılığının simgesi olarak sunuldu.

ÖLÜMÜNÜN ARDINDAN ÜLKE İÇİNDE VE DIŞINDA YANSIMALAR

Hamaney’in ölüm haberinin İran devlet televizyonunda gözyaşları içinde duyurulduğu aktarıldı. Bu gelişmenin ardından ülke içinde farklı tepkiler ortaya çıktı. Rejim karşıtlarının bazı bölgelerde kutlama amacıyla sokaklara çıktığı bildirildi. Aynı süreçte İran yönetimi üst düzey kayıpların ardından misilleme mesajları verdi ve gerilimin daha da artabileceği yönünde açıklamalar yapıldı.

AİLESİ, KİŞİSEL YAŞAMI VE KÜLTÜREL YÖNÜ

Eşi Mensure Hocasete Bakırzade ile altı çocuk sahibi olan Hamaney’in ailesi kamuoyundan uzak bir yaşam sürdürdü. Oğullarından Mücteba Hamaney’in rejim içindeki etkisi zaman zaman tartışma konusu oldu. Şiir ve edebiyata ilgi duyduğu bilinen Hamaney’in dini ve siyasi içerikli eserler kaleme aldığı ifade edildi. Tahran’daki sade konutunda mütevazı bir yaşam sürdürdüğü ve yurt dışı seyahatlerinin sınırlı olduğu aktarıldı.

37 yılı aşan liderliği boyunca İran’ın iç ve dış politikasında belirleyici rol oynayan Ali Hamaney, devrimci geçmişten mutlak otoriteye uzanan siyasi yolculuğuyla ülkesinin modern tarihine yön veren en etkili isimlerden biri olarak kayıtlara geçti.

Kaynak İHA
YORUMLAR
{{ commentList.length }} Yorum
YORUM YAP

Seç