İsrail'de yapılan analizlerde, Türkiye’nin Orta Doğu’daki artan askeri, diplomatik ve stratejik etkisi mercek altına alındı.
12 Şubat 2026 - 08:15
İSRAİL BASININDAN ÇARPICI DEĞERLENDİRME: TÜRKİYE’Yİ DURDURMAK KOLAY DEĞİL
İsrail basınında yayımlanan analizlerde, Türkiye’nin Orta Doğu’daki artan askeri, diplomatik ve stratejik etkisi mercek altına alındı. Değerlendirmelerde, Ankara’nın gücünün zamana yayılan bir şekilde arttığı ve bu etkinin fark edildiğinde karşı koymanın zorlaştığı vurgulandı.
ORTA DOĞU’DA DEĞİŞEN DENGELER VE ABD-İRAN HATTI
Maariv gazetesine konuşan Hayfa Üniversitesi Strateji ve Orta Doğu Uzmanı Prof. Dr. Amatzia Baram, İran, Lübnan ve ABD-İran ilişkilerindeki gelişmelerin İsrail’i çok katmanlı bir güvenlik tablosuyla karşı karşıya bıraktığını ifade etti. ABD ile İran arasında yeniden gündeme gelen nükleer müzakerelerin yalnızca nükleer kapasiteyi değil, bölgedeki genel tehdit dengesini de etkilediği aktarıldı.
Baram, ABD’nin İran’a yönelik askeri seçeneği tamamen dışlamadığını, sınırlı bir askeri müdahale ihtimalini ise yüzde 50’nin biraz üzerinde gördüğünü belirtti. Washington’un bu tehdidi, Tahran’ı müzakere masasında taviz vermeye zorlayan bir baskı unsuru olarak kullandığı ifade edildi.

“ATEŞ KUŞAĞI” VE TÜRKİYE VURGUSU
İsrailli uzmana göre olası bir nükleer anlaşma, İsrail açısından tehdidi tamamen ortadan kaldırmayacak. Füze kapasitesi ve İran bağlantılı unsurların oluşturduğu risklerin süreceği, bu nedenle İsrail ve ABD’nin savunma yatırımlarını artırması gerekeceği kaydedildi.
Bu süreçte İsrail’in, içinde Türkiye’nin de yer aldığı bir “ateş kuşağı” ile karşı karşıya kalabileceği değerlendirmesi yapıldı. Böyle bir tabloda Washington ile ek güvenlik düzenlemelerinin gündeme gelebileceği belirtildi.
TÜRKİYE, KATAR VE SUUDİ ARABİSTAN İHTİMALİ
Analizde, Türkiye, Katar ve Suudi Arabistan arasında oluşabilecek muhtemel bir yakınlaşmanın uzun vadede bölgesel dengeleri değiştirebilecek bir güç ortaya çıkarabileceği ifade edildi. Bu senaryonun kısa vadede doğrudan bir tehdit oluşturmadığı, ancak ilerleyen süreçte Orta Doğu’daki güç dağılımını dönüştürebileceği vurgulandı.

“TÜRKLERİ DURDURMAK ZOR” TESPİTİ
Baram, asıl riskin Türkiye’nin siyasi ve ekonomik etkisinin zamana yayılarak artması olduğuna dikkat çekti. Bölgesel süreçlerin kademeli ilerlediğini belirten İsrailli uzman, bu güç birikimi fark edildiğinde karşı koymanın zorlaştığını ifade etti.
ANKARA’NIN STRATEJİK AĞIRLIĞI ÖNE ÇIKIYOR
Değerlendirmede, Türkiye’nin askeri kapasite açısından İran’dan daha güçlü bir konumda bulunduğu, NATO üyeliği ve Körfez ülkeleriyle geliştirdiği ilişkiler sayesinde geniş bir diplomatik hareket alanına sahip olduğu belirtildi. İsrail’in, Ankara’nın stratejik ciddiyetini henüz tam olarak kavrayamadığı görüşü öne çıktı.
Baram’a göre Türkiye’nin bölgesel stratejisi doğrudan askeri müdahaleden çok siyasi, ekonomik ve ideolojik etki alanları oluşturmaya dayanıyor. Bu yaklaşımın zaman içinde ülkeler arasında kalıcı bağlar ve karşılıklı bağımlılık oluşturabileceği ifade edildi.

11 Şubat 2026 - 11:31
11 Şubat 2026 - 11:05
11 Şubat 2026 - 10:15
10 Şubat 2026 - 20:35
10 Şubat 2026 - 09:01
YORUMLAR
{{ commentList.length }} Yorum{{ item.name }}
{{ item.date }}
Henüz yorum yapılmamış.
YORUM YAP