Kararda, sanığın eylemleriyle mağdurların iradelerini sakatladığı, sistemin güven ilişkisi üzerinden kurulduğu ve suçun zincirleme dolandırıcılık kapsamında değerlendirildiği vurgulandı.
05 Ocak 2026 - 19:56
SEÇİL ERZAN DAVASINDA GEREKÇELİ KARAR AÇIKLANDI
Kamuoyunda büyük yankı uyandıran Seçil Erzan davasında mahkemenin gerekçeli kararı açıklandı. Kararda, sanığın eylemleriyle mağdurların iradelerini sakatladığı, sistemin güven ilişkisi üzerinden kurulduğu ve suçun zincirleme dolandırıcılık kapsamında değerlendirildiği vurgulandı.
İRADEYİ SAKATLAYAN SİSTEM VE GÜVEN MEKANİZMASI
Gerekçeli kararda, eski banka müdürü Seçil Erzan’ın, katılanlara banka nezdinde getirisi çok yüksek olan ve herkesin dahil olamadığı kapalı bir fon bulunduğunu söylediği belirtildi. Bu fonun Fatih Terim adına olduğunu, fonun başında dönemin banka yöneticileri Hakan Ateş ve Mehmet Aydoğdu’nun yer aldığını, ayrıca Terim’in bu fondan kazanç sağladığını ifade ederek mağdurları ikna ettiği aktarıldı.
Sanığın, paraların döviz üzerinden yatırıldığını, bankanın genel merkezine fiziki olarak elden götürüldüğünü ve bu nedenle dijital sistemlerde görünmediğini söyleyerek katılanların iradelerini genel olarak sakatladığına yer verildi. İlk aşamada “getiri” adı altında fazladan ödeme yaparak güveni pekiştirdiği, ardından tekrar kazanç vaadiyle mağdurlardan kısmen, tamamen ya da daha fazla para aldığı; sistemin ödeme yapamaz hale gelmesiyle olayın ortaya çıktığı kaydedildi.
BANKANIN ARAÇ OLARAK KULLANILMADIĞI TESPİTİ
Mahkeme, Seçil Erzan’ın bankayı temsilen hareket etmediğini ve suçun işlenmesi sırasında bankanın herhangi bir maddi varlığının kullanılmadığını açıkça belirtti. Sırf banka müdürü olmasının, “banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık” suçunun oluşması için yeterli olmadığı vurgulandı. Bu nedenle eylemlerin nitelikli dolandırıcılık kapsamında değerlendirilmediği ifade edildi.

BANKACILIK ZİMMETİ SUÇU OLUŞMADI
Gerekçeli kararda, bankacılık zimmeti suçuna ilişkin olarak sanık hakkında kesin karar bulunduğu ve bu suçtan yeniden yargılama yapılmasının usulen mümkün olmadığı belirtildi. Ayrıca bankacılık sistemine girmiş herhangi bir para bulunmadığı, zimmet suçunun oluşabilmesi için paranın bankaya ait olması gerektiği kaydedildi. Üçüncü kişilere ait paraların zimmete geçirilmesinin zimmet değil, dolandırıcılık gibi başka suçları oluşturabileceği vurgulandı.
Mahkeme, Seçil Erzan’ın mağdurların iyi niyetinden yararlanarak imzalarını almak suretiyle bordrolardaki tutarlardan eksik ödeme yapmasının zimmet değil, zincirleme dolandırıcılık suçunu oluşturduğunu hükme bağladı.
Seçil Erzan, yüksek karlı gizli fon vaadiyle aralarında Arda Turan, Fernando Muslera ve Emre Belözoğlu gibi isimlerin de bulunduğu çok sayıda kişiyi dolandırdığı iddiasıyla daha önce 102 yıl 4 ay hapis ve 753 bin 880 lira adli para cezasına çarptırılmıştı. Gerekçeli kararla birlikte davanın hukuki çerçevesi ayrıntılı biçimde netleşmiş oldu.
07 Ocak 2026 - 18:22
07 Ocak 2026 - 17:29
07 Ocak 2026 - 17:09
07 Ocak 2026 - 11:48
07 Ocak 2026 - 11:37
YORUMLAR
{{ commentList.length }} Yorum{{ item.name }}
{{ item.date }}
Henüz yorum yapılmamış.
YORUM YAP